Çocukta Otistik Bozukluğun Görünümü

BenimYuvam

 
 



UZMANLARIMIZ
ANKET
Sizce okul öncesi eğitim kurumunun kaliteli eğitim verebilmesi için en önemli unsur hangisidir?

Kurumun kalitesi(7%)
Kurumun ortaya koyduğu etkinlikler(4%)
Kurumun eğitim verdiği binanın kendisi(0%)
Kurumda bulunan materyallerin çokluğu / çeşidi(1%)
Çalışanların ilgisi / bilgisi(78%)
Kurum sahibinin ilgisi / bilgisi(7%)

1445 kişi oyladı.

 

Free Internet Security - WOT Web of Trust
a Site Metera

Çocukta Otistik Bozukluğun Görünümü

 
Osman Abalı
Uzman Doktor

Çocukların normal gelişim süreci içerisinde toplumsal etkileşimi, iletişimi ve sosyal becerileri gelişme gösterir. Çocuklar her yaş seviyesinde kendilerine göre belli bir ölçüde iletişim ve etkileşim gösterirler. İletişim ve etkileşim sosyal hayatın ve bireyin çevre ile uyumunda gereklidir. Aynı zamanda çocuğun normal zeka gelişimi ve psikomotor gelişimi içinde gerekli ve önemli bir unsurdur.

Otizmde çocukta iletişim ve etkileşim eksikliği ve tekrar eden davranışlar ile beraber çok sınırlanmış bir ilgi alanı görülür. Doğumdan sonra çocukta görülen göz takibi, göz kontağı, gülümseme, etraftaki insanların farkında olma iletişimin ve etkileşimin göstergesidir. Bu özellikler her yaş seviyesine göre faklılık gösterir. Konuşmanın gelişmesi, göz kontağı, duygu alışverişi, etrafa karşı ilgi, özellikle insanlara ve kendi yaşıtlarına karşı olan sosyal ve duygusal ilgi çocuğun aile ve toplum içerisinde sağlıklı bir şekilde gelişmesi için gereklidir.

Otizmde belli bir şekliyle içe çekilme ,sınırlı davranışlar ve ilgiler içerisinde kalma söz konusudur. Çocuğun kendi kendini belli bir alana sınırlaması, kendi dünyasını kurması ve bu dünyanın ritüelleri ve kendine has davranışları ile hayatına devam etmek istemesi söz konusudur. İçe çekilme ile beraber insanlara olan ilgi azalmakta sosyal alanda gerekli olan iletişim ve etkileşim becerileri geri kalmakta, birey otistik çerçevede nesnelerin dünyasına kendisini hapsetmektedir. Bu durum onun normal gelişimini bozmaktadır.

Otistik bireyin kendine has belli özellikleri vardır. Bu belirtiler genelde ilk 30 ayda kendini gösterir. Belli bir süre ilk 30 ayda hiçbir şikayet olmayabilir. Normal bir gelişme dönemi olabilir. Otistik bir çocukta olan belirtiler arasında, yaşına uygun konuşmanın gelişmemesi, tekrar eden hareketler, insanlara karşı ilgisizlik, göz kontağı kurmama, nesnelere karşı aşırı ilgi, dönen cisimlere ilgi, kendine özgü törensel davranışlar, eskiye karşı sıkı sıkıya bağlılık ile beraber yeniliğe karşı direnç, kendi etrafında dönme, sallanma, saatlerce belli bir hareketi tekrar edebilme, beslenme konusunda düzensizlik, ağrıya karşı dayanıklılık, etraftaki duygusal değişime ilgisizlik, yaşıtlarına karşı ilgisizlik, parmak ucunda yürüme, yandan bakış, taklit gerektiren oyunları oynamama, TV ve müziğe aşırı ilgi vb. belirtileri sayabiliriz. Otistik çocukta bunların hepsi olmayabilir ama yukarıdaki özelliklerin bir kısmı ile birlikte çocuğun gelişiminin normalden sapması dikkat çeker.

Otistik bozukluğun tedavisi gerekli eğitim ile gelişmemiş sosyal becerilerin kazandırılmasına ve eksik kalmış iletişim becerilerinin takviyesine yöneliktir. Eğer eşlik eden semptomlar varsa ona yönelik ilaç tedavisi yapılabilir. Çocukların prognozu, erken müdahale, eşlik eden merkezi sinir sistemi problemlerinin olup olmaması, verilen eğitime cevap, 4-5 yaşına kadar oluşan kelime sayısı ile belli olabilmektedir. Yüksek fonksiyonlu otistiklerde prognoz daha iyi olabilmektedir. Eşlik eden merkezi sinir sistemi problemlerine yönelik müdahalenin yapılması gerekir. Yurt dışında farklı tedavi yaklaşımlarından bazıları vitamin tedavisi, diet, sekretin tedavisi, Naltrekson tedavisi vb tedavi usülleridir. Ancak bu tedavi usülleri ülkemizde yaygın olarak kullanılmamaktadır ve tedavi ediciliği konusunda kesin veriler bulunmamaktadır.

Otistik bozuklukta hiperaktivite, kendine zarar verici davranışlar, hırçınlık, eğitime uyumsuzluk, zeka sorunları gibi ek belirtiler olursa bunlara yönelik tedavi yaklaşımları uygulanmalıdır.
Temel tedavi özellikle anne baba tarafından ısrarla eğitimin devam ettirilmesidir. Tedavide temel unsur eğitimin sürekliliğidir. Çocukların eğitime başlama yaşı önemlidir. Ne kadar erken müdahale edilirse o kadar iyi olmaktadır. Otistik belirtileri olan çocukların mümkün olan en kısa zamanda tedavi ekibi ile irtibat kurması ve tanı kesinleştikten sonra gerekli tedavi planının hemen işlemeye başlaması gerekir.

Anne babanın psikolojik durumu, genetik etkenler, çevresel etkenler çocuğun bu belirtiler göstermesinde etkilidir. Tedavinin uzun olması, otistik çocukları idare etmenin güç olması nedeni ile anne babalara yönelik aile terapileri, motivasyon ve yönlendirme çok önemlidir. Bu konuda anne babaya danışmanlık ve psikososyal destek çok önemlidir...
Son olarak şunu belirtmek gerekir doğumsal işitme ve görme kaybı reaktif bağlanma bozukluğu, mental retardasyon, duygusal sitümülasyondan uzak kalmış çocuklarda otistik belirtiler görülmekle beraber, ayrıcı tanının bu hastalıklar göz önünde bulundurularak yapılması gerekir.



- 188 -

 
Sayfa başına dönmek için tıklayınız.   Anasayfamıza gitmek için tıklayınız.   Önceki sayfaya dönmek için tıklayınız...
 
 
 
   
   
187  
188  
BenimYuvam'a gönderilen ve yayınlanan yazıların telif hakları yazarların kendisine aittir.
ÖZEK / BenimYuvam yazıların içeriğinden sorumlu değildir.
© Copyright 2002-2010
ÖZEK
Tüm Hakları Saklıdır.
Site içeriği izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz / kullanılamaz.
    Künye
     İletişim
    Yasal Uyarı