Bahar Ayları Sizi Yatağa Düşürmesin
01.04.2010
Ani iklim değişiklikleri ve mevsimler arası geçiş bazı rahatsızlıkların meydana
gelmesine neden olmaktadır.
Memorial Hastanesi Dahiliye Bölümü’nden Uz. Dr. Selahattin Türen, bahar
aylarında hasta olmamak için yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi.
Kış mevsiminin bitip, baharın başladığı Mart Nisan aylarında enfeksiyon
hastalıklarının görülme riski artar. Mevsim değişikliği durumunda kişilerin
beslenme alışkanlıklarının hayat düzenlerinin değişmesi ile birlikte bağışıklık
sisteminin de etkilenmesi sonucu hastalıklarda artış gözlenebilir. Genellikle
ısınan havanın ve çevre şartlarının da rolü ile bazı parazit ve bakterilerin
ortamda çoğalması enfeksiyonların gelişmesinde etkili olur.
ÜSYE ve allerjik hastalıklar sık görülüyor
Bahar aylarında grip, soğuk algınlığı gibi üst solunum yolu enfeksiyonları(ÜSYE)
daha sık görülür. Kişiler öksürük, boğaz ağrısı, burun akıntısı, yaygın vücut
ağrıları, halsizlik ve yorgunluk şikayeti yaşayabilir. Saman nezlesi, polen
allerjisi, mevsimsel allerjik rinit de en sık görülen alerjik reaksiyonlardır.
Isınan hava ile birlikte su ve gıda ile bulaşan bazı parazit ve bakterilerin de
etkisi ile ishaller ortaya çıkabilir.
Bahar yorgunluğu da olabilir
Mevsim dönüşlerinde vücudumuzdaki bir takım reaksiyonlar da hastalık gibi
algılanabilir. Kış aylarında kısa süren gündüz ve uzun süren gecede kişiler
biyolojik saatlerini, beslenme programlarını, uyku düzenlerini ve hayat
tarzlarını mevcut duruma göre ayarlar. Baharda günlerin uzaması ile birlikte
daha uzun süre dışarıda kalan kişiler ısınan havanın da etkisi ile daha fazla
sıvı kaybettiği için vücut bu duruma alışana kadar çeşitli sorunlarla
karşılaşabilir. Uykuya ayrılan zamandan çalınıyor, sıvı tüketimi azalabiliyor ve
kişiler kendilerini daha yorgun ve halsiz hissedebiliyor.
Beslenme düzenine dikkat edilmesi, daha fazla sıvı tüketilmesi, vücut sıvısı
azlığının önüne geçilmesi hastalıklara karşı önleyici olacaktır. Uykunun yeni
düzene adapte edilmesi ve 6-8 saat uykuya zaman ayrılması gereklidir. Havanın
güzel olduğu zamanlarda kişilerin evde oturmak yerine dışarıda yapılabilecek
aktivitelere katılması tavsiye edilir.
Sağlıklı beslenme altın kural
Uzayan gündüz süresi ve aktivitelerle birlikte güne sıkı bir kahvaltı ile
başlanmalıdır. Öğün atlamamak çok önemlidir. Lifli sebze ve meyvelerin
tüketilmesi önerilir. Sağlıklı beslenmede karbonhidrat yağ ve proteinleri
dengeli ve yeterli biçimde almak gerekir. Taze meyve ve sebzelerin tüketilmesi
ile vücudun ihtiyacı olan vitamin ve mineraller karşılanabilir.
Su için, içirin
Erişkinlerin günde 2- 2,5 lt sıvı tüketmesi uygundur ancak bilindiği gibi en
sağlıklı içecek sudur. Havanın daha sıcak olduğu ve aktivitenin artığı
zamanlarda çay, kahve, meyve suyu, çorba tüketimi ile birlikte 2,5- 3 lt sıvı
tüketilmelidir.
Erken çıkan çileğe eriğe kanmayın
Meyve ve sebzeyi mevsiminde tüketmek en doğrusudur. En doğal ve sağlıklı
meyve sebze, doğal ikliminde ve zamanında yetişenidir. Suni şartlarda ve
hormonlu yetiştirilenler ürünler aynı besin değerini taşımaz. Uygun sıcaklık ve
çevre şartlarında yetiştirilen sebze meyveler tercih edilmelidir.
Lahana stili giyinin
Ani ısı değişikliği durumunda çok kalın ve ince giyinmek de doğru değildir.
Soğuk ve sıcağa bağlı olarak vücut direnci düşeceğinden kişinin yaşadığı
çevrenin şartlarını bilip ona göre hareket etmesi çok önemlidir. İnce katlar
halinde, terletmeyen kumaşlardan oluşan kombinasyonlar tercih edilmelidir.
Gerekirse uzman yardımı alın
Mevsim dönümlerinde vücudun yeni şartlara alışabileceği zamana kadar geçen
sürede beslenme ve uyku düzenine sıvı alımına önem vererek bireysel korunma
yöntemleri uygulanabilir. Uzun süren hastalık belirtilerinin olması halinde
mutlaka bir hekime başvurulmasını öneriyoruz.
Tüm Haberler